Muazzez, muhterem ve mualla Üstadımız, bu devirde -hizmet-i imaniye-cihetiyle her bir Nur talebesinin bir kutup hükmünde olacağını beyan ediyor. Şöyle ki : " Evet bu asrın dehşetine karşı taklidi olan itikadın istinad kal'aları sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan her mü'min - tek başıyla dalaletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkiki lazımdır ki - dayanabilsin. Risale-i Nur bu vazifeyi en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda, hakaik-i Kur'aniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini gayet kuvvetli bürhanlar ile isbat ederek, o iman-ı tahkikiyi taşıyan halis ve sadık şakirdleri dahi,bulundukları kasaba, karye ve şehirlerde -hizmet-i imaniye itibariyle- adeta birer gizli kutup gibi mü'minlerin manevi birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde kuvve-i maneviye-i itikadları cesur birer zâbit gibi, kuvve-i maneviyeyi ehl-i imanın kalblerine verip, mü'minlere manen mukavemet ve cesaret veriyorlar."
|